Bir kurs programı araştırmaya başladığınızda zihninizdeki en temel sorunun eğitim içeriğinden çok dersteki gerçek süreç olduğunu biliyoruz. Çocuğunuz iki saat boyunca ekran karşısında nasıl vakit geçirir, dikkatini toplayabilir mi, bir sorunla karşılaştığında yardım alabilir mi yoksa kalabalık içinde kaybolup gider mi? Bu soruların her biri oldukça doğaldır. Algorya Akademi olarak atölyemizde bir kodlama dersi nasıl işliyor sorusunun karşılığını tüm ayrıntılarıyla netleştirmek istiyoruz. Bu yazıda, haftalık tek bir ders gününde uyguladığımız adımları, zaman yönetimini ve öğrencilerin üretim sürecini baştan sona ele alıyoruz.
Eğitim yaklaşımımızı belirli ilkelere göre tasarlıyoruz. Amacımız çocukların ekran başında sadece yönergeleri takip eden pasif izleyiciler olarak kalması değildir. Kendi fikirlerini somut projelere dönüştüren, hata yaptığında nedenini arayan ve mantıksal basamaklar kurabilen bireyler olmalarını hedefleriz. Bu hedefe ulaşmak için ders süresini, grup büyüklüğünü ve ders içi etkinlikleri birbirini tamamlayacak şekilde dengeleriz.
Bir ders günü: 55 dakika, 10 dakika teneffüs, 55 dakika¶
Ders günlerimizi belirli bir akışla planlıyoruz. Haftada 2 ders saati süren eğitimimizi tek bir günde, toplam 120 dakikalık bir oturum olarak uygularız. Çocukların zihinsel odaklanma sürelerini göz önünde bulundurarak bu 120 dakikayı tek parça halinde yürütmeyiz. Süreyi 55 dakikalık ilk yarı, 10 dakikalık teneffüs ve 55 dakikalık ikinci yarı şeklinde iki bölüme ayırırız.
İlk 55 dakikada zihinsel hazırlık ve yeni konunun keşfi yer alır. Ardından gelen 10 dakikalık teneffüs, dikkatin tazelenmesini sağlar. İkinci 55 dakikada ise öğrenilen kavramlar doğrudan üretime ve uygulamaya dönüşür. Bu iki yarı arasındaki denge, öğrencinin konudan kopmasını önlerken zihnini aşırı yüklemeden verimli çalışmasına olanak tanır. Haftada 2 ders saatinin okul temposuna nasıl sığdığını incelediğinizde, bu sürenin hem okul derslerini aksatmayacak hem de derinlemesine pratik sağlayacak bir denge sunduğunu görebilirsiniz.
İlk yarı: hatırlamak ve yeni kavramı denemek¶
İlk yarının temel amacı, öğrenciyi bir önceki haftanın birikimiyle buluşturmak ve o gün işlenecek yeni kavramı küçük adımlarla tanıtmaktır. Bu bölümü telaşsız, adım adım ilerleyen bir yöntemle kurgularız.
Geçen haftayı hatırlayarak başlarız¶
Ders başladığında doğrudan karmaşık kod satırlarına ya da yeni projelere geçmeyiz. İlk olarak önceki haftalarda neler yapıldığını kısaca konuşuruz. Bir önceki derste hangi komutların kullanıldığı, karşılaşılan sorunların nasıl aşıldığı gibi başlıkları hatırlatıcı sorularla gündeme getiririz. Böylece öğrencinin zihninde önceki ders ile bugünkü ders arasında sağlam bir bağ kurulur. Konular birbirinden bağımsız adımlar olarak değil, birbirini tamamlayan bir zincir olarak ilerler.
Bu kısa hatırlatmanın hemen ardından günün hedefini gruba açıkça paylaşırız. Öğrenciler 120 dakikanın sonunda nasıl bir oyun, animasyon ya da mekanizma ortaya çıkaracaklarını en baştan bilirler. Hedefin baştan bilinmesi, çocuğun derse karşı merak duymasını ve adımları bu nihai amaca göre takip etmesini kolaylaştırır.
Eğitmen gösterir, öğrenci hemen kendi ekranında dener¶
Günün yeni kavramı tanıtılırken uzun anlatımlar yerine etkileşimli bir yol izleriz. Örneğin konu bir döngü yapısı, bir algılama sensörü ya da koşullu bir durum olabilir. Eğitmen, kavramın mantığını ve işlevini grup ile paylaşır. Ardından bu komutun ne işe yaradığını uygulamalı biçimde gösterir. Gösterim adımı biter bitmez öğrenci kendi projesi üzerinde bu komutu dener.
Öğrencinin anlatılanı sadece dinlemesi bilgiyi kalıcı kılmaz. Bilgi, klavyeye ve fareye dokunulduğunda, ekrandaki karakter ilk kez hareket ettiğinde yerleşir. Eğitmen temel yapıyı sunduktan sonra öğrencilerin bu yapıyı küçük denemelerle kavramasını bekleriz. Bu aşamada küçük yaş grupları için 6-8 yaşta hangi dersle başlanacağını belirlerken kullandığımız görsel araçlar sürecin çok daha rahat anlaşılmasını sağlar. İlk yarının sonuna gelindiğinde gruptaki her öğrenci yeni kavramın ne anlama geldiğini ve nerede kullanılabileceğini kendi denemeleri üzerinden görmüş olur.
Teneffüs: 10 dakika ekrandan uzak¶
İlk 55 dakikalık çalışma tamamlandığında ders akışımıza 10 dakikalık bir ara veririz. Bu teneffüs süresini çocukların zihinsel ve bedensel dinlenmesi için oldukça önemli görürüz. Bilgisayar başında aralıksız uzun süreler geçirmek dikkatin dağılmasına ve algının zayıflamasına yol açabilir.
Teneffüsün temel amacı öğrencinin ekrandan uzaklaşması, biraz hareket etmesi ve zihnini dinlendirmesidir. Çocuklar bu 10 dakikalık arada arkadaşlarıyla sohbet eder, dinlenir ve dikkatlerini yeniden toplar. Zihinsel bir molanın ardından ikinci yarıya geçmek, özellikle üretim aşamasında ihtiyaç duyulan odaklanma kalitesini doğrudan artırır.
İkinci yarı: üretim, paylaşım ve toparlama¶
Teneffüsün ardından başlayan ikinci 55 dakika, günün en üretken ve hareketli bölümüdür. İlk yarıda öğrenilen kavramlar artık özgün bir projeye dönüştürülür. Öğrenci artık sadece verilen örneği tekrarlamaz, kendi kararlarını vererek projeyi geliştirmeye başlar.
Öğrenci kendi projesini yapar, eğitmen öğrencilerin yanına tek tek gider¶
İkinci yarıdaki üretim bölümünde öğrenciler günün projesini inşa etmeye odaklanır. Bu aşamada hazır şablonları kopyalamak yerine, kendi tasarımlarını ve komut dizilimlerini oluştururlar. Örneğin hazırlanan bir oyunda karakterin hızı, engellerin yerleşimi ya da puanlama kuralları öğrencinin kendi tercihine göre şekillenir.
Öğrenciler kendi projeleri üzerinde çalışırken eğitmen grubun önünde beklemez; öğrencilerin yanına tek tek gider. Her öğrencinin çalışma temposu, düşünme biçimi ve zorlandığı noktalar birbirinden farklıdır. Eğitmen her masaya uğrayarak projenin gidişatını inceler. Bir yerde hata oluştuğunda eğitmen doğru cevabı doğrudan söylemek yerine, öğrenciye yönlendirici sorular sorar. 'Bu karakter neden sola dönmedi?', 'Buradaki koşul sağlandı mı?' gibi sorularla öğrencinin sebep-sonuç ilişkisi kurmasını ve hatayı kendi çabasıyla bulmasını destekleriz.
Kim ne yaptı: ekranları birbirine göstermek¶
Üretim adımları tamamlandığında projenin son halini arkadaşlarıyla paylaşma aşamasına geçeriz. Öğrenciler ürettikleri oyunu, çizimi ya da mekanizmayı birbirlerine gösterirler. Birbirlerinin projelerini denemek, farklı yaklaşımları gözlemlemek açısından çok öğreticidir.
Bir öğrenci aynı görevi farklı komutlarla çözmüş olabilir, bir başkası projeye özgün grafikler eklemiş olabilir. Ekranları birbirine göstermek, çocukların birbirinden öğrenmesini sağlar ve farklı bakış açılarına saygı duymayı öğretir. Kendi emeğiyle ortaya koyduğu bir çalışmanın arkadaşı tarafından denendiğini görmek, çocuğun projeye duyduğu sahiplenme duygusunu da pekiştirir.
Günün özeti ve hafta arası küçük görev¶
Ders gününün son dakikalarında genel bir toparlama yaparız. O gün hangi kavramların öğrenildiği, hangi mantıksal yapıların kurulduğu kısaca özetlenir. Öğrencilerin o günkü deneyimlerini kendi kelimeleriyle ifade etmelerini isteriz.
Dersin sonunda eğitmen bir sonraki haftaya kadar düşünülebilecek küçük bir görev veya fikir paylaşır. Bu bir zorunlu ödev değildir. Çocuğun hafta boyunca 'Bu projeye başka ne ekleyebilirim?', 'Karaktere yeni bir özellik katmak için hangi mantığı kurmalıyım?' gibi sorular üzerine düşünmesini hedefleyen merak uyandırıcı bir çağrıdır.
Aynı akış, farklı yaşlar¶
Planladığımız bu 120 dakikalık ders akışı tüm yaş gruplarımızda aynı temel mantıkla işler. Ancak kullanılan araçlar ve işlenen içerikler öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine göre farklılaşır.
6-7 yaş grubundaki öğrencilerimizle çalışırken okuma yazma gerektirmeyen, resimli ve renkli komut simgelerinden yararlanırız. Bu grupta temel mantığı ScratchJr veya Code.org gibi araçlar üzerinden kurarız. Çocuklar ekrandaki sembolleri sıraya dizerek karakterleri yönlendirir ve algoritmik düşünmenin temellerini atarlar.
7 yaştan itibaren öğrencilerimiz ise blok tabanlı programlama araçlarıyla projeler geliştirir. Scratch veya mBot gibi robot setleri kullanarak kendi hikayelerini, çok aşamalı oyunlarını ve mekanik sistemlerini kodlarlar. Mantıksal koşullar, değişkenler ve döngüler bu yaş grubunda daha kapsamlı biçimde ele alınır.
10 yaştan itibaren seviyeye göre görsel komutların ötesine geçerek Python gibi metin tabanlı programlama dillerine yöneliriz. Bu seviyede sözdizimi kuralları, veri yapıları ve gerçek yazılım geliştirme pratikleri devreye girer. Akış aynı kalsa da aracın dili öğrencinin yaşına göre evrilir.
En fazla 12 kişi pratikte ne demek?¶
Bir kodlama atölyesinde grup mevcudu dersin niteliğini belirleyen temel unsurlardan biridir. Kodlama eğitimi, eğitmenin tahtada anlattığı ve tüm öğrencilerin sessizce not aldığı bir ders değildir. Her öğrencinin aynı anda deneme yaptığı, farklı yerlerde takıldığı ve sürekli rehberliğe ihtiyaç duyduğu uygulamalı bir süreçtir.
Bu nedenle gruplarımızda mevcudu en fazla 12 kişi olarak sınırlarız. Bu sınırlandırma sayesinde eğitmen, ikinci yarıdaki üretim bölümünde gruptaki her öğrenciye yeterli vakti ayırabilir. 12 kişiyi aşmayan bir düzende hiçbir öğrenci dakikalarca eğitmenin sırasını beklemez. Takıldığı bir döngüde ya da çalışmayan bir komut dizisinde anında geri bildirim alabilir.
Eğitmen her öğrencinin gelişim hızını yakından takip edebilir, hızlı ilerleyen öğrenciye ek görevler verirken daha fazla zamana ihtiyaç duyan öğrenciye adım adım destek olabilir. Bir eğitim programı seçerken bu konunun neden kritik olduğunu anlamak için kurs seçerken sorulacak 7 soru yazımıza göz atabilirsiniz.
Ders bittikten sonra: veli ve kaçırılan dersler¶
Ders günü tamamlandığında bizim açımızdan süreç sonlanmış olmaz. Öğrencinin gelişimi hakkında velilerimizle iletişimde kalırız. Eğitimin bir ortaklık olduğuna inanırız; çocuğun atölyede gösterdiği çabayı ailenin bilmesi sürecin verimini artırır.
Eve dönüldüğünde çocuğunuza o gün ne ürettiğini sormak ve ortaya çıkardığı çalışmayı size anlatmasını istemek, öğrendiklerini pekiştirmesi için harika bir fırsattır. Çocuk kendi kurduğu mantığı bir başkasına aktarırken bilgilerini zihninde yeniden düzenler ve özgüven kazanır.
Eğitimlerimiz 8 veya 12 haftalık dönemler halinde yapılandırılır. Bu süre boyunca hastalık, sınav ya da acil durumlar nedeniyle kaçırılan dersler için telafi imkânı sunarız. Öğrencinin müfredatta geride kalmaması adına telafi çalışmasının ayrıntısını velimizle birlikte görüşerek planlarız. Böylece dönem boyunca hedeflenen kazanımların eksiksiz tamamlanmasını hedefleriz.
Sık sorulan sorular¶
Bir ders gününde zaman nasıl paylaştırılır?¶
Ders günümüz toplam 120 dakika sürer. Bu süreyi 55 dakika ilk yarı, 10 dakika teneffüs ve 55 dakika ikinci yarı olacak biçimde iki parçaya ayırarak uygularız.
Çocuğum takıldığında eğitmenden destek alabilir mi?¶
Gruplarımızı en fazla 12 kişiyle sınırlarız. Eğitmen üretim aşamasında öğrencilerin yanına tek tek giderek soruları yanıtlar ve takıldıkları noktaları kendi başlarına çözmelerine rehberlik eder.
Kaçırılan dersler için nasıl bir telafi yolu izlenir?¶
8 veya 12 haftalık dönem boyunca kaçırılan dersler için telafi imkânı sunarız. Telafi çalışmasının ayrıntısını velimizle birlikte görüşerek planlarız.
Ders sonrasında çocuğumun gelişimini nasıl takip edebilirim?¶
Öğrencinin gelişimi hakkında velilerimizle iletişimde kalırız. Eve dönüldüğünde çocuğunuza o gün ne ürettiğini sormak ve projesini anlatmasını istemek de öğrendiklerini pekiştirmesine yardımcı olur.
Atölyemizi randevuyla yerinde görün¶
Çocuğunuzun kodlama öğrenirken nasıl bir çalışma düzeninde yer alacağını bilmek en doğal hakkınızdır. İhsaniye Mah. İlknur Sk. Alp Can Apt. No:11/3-A-B Nilüfer/Bursa adresinde yer alan atölyemizi randevuyla yerinde görebilir, 8 yıllık deneyime sahip alanında uzman kadromuzla tanışabilirsiniz. İncelemek isterseniz tüm derslerimizi web sitemizden görebilir, aklınıza takılan sorular için 0533 506 37 29 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz. Güz dönemi gruplarımız oluşuyor, kayıtlarımız devam ediyor.



